Yeni kurananalitigi.com sitemizi ziyaret ettiniz mi?
22 Ekim 2018

 İletişim
 Özgeçmişim
 Kur'an Araştırmaları
 Basında 2001 Yayınları
 Meal-Tefsirimizin Ayrıcalıkları
 Bize Göre Tartışmalı Konular
 Kur'an'da Psikoloji
 Kur'an'da Ekoloji
 Kur'anda Kimya
 Siyasî İslam Önderleri
 Bir Sivil Toplum Örgütü: Tarikatler
 Kur'anda Belediyecilik
 Yâ. Sîn. Tefsiri ve Ashab-ı Karye
 Kur'anda Kelam
 İslam'da Nikah ve Kadın Hakları
 İslam'da Hılafet Merkezi
 KUTLU DOĞUM
 Erbakan Din Anlayışı
 İdeoloji ve Dinî Gelişim
 LAİKLİK VE İDEOLOJİ
 Münafık Vatandaş Kavramı
 KADER VE CİHAD
 Bu Görüşüme Katılır mısınız?
 FİZİK ve Teorik Fizikçiler
 KİTAP
 EVLİLİK-BOŞANMA
 TESETTÜR-ÇIPLAKLIK
 SPORUN SİYASİLİĞİ
 Şakî-Saîd Çatışması
 NİMET VE KARİZMA
 KISSALARIN ANLATTIĞI
 MİRAC VE IŞINLAMA
 RUH VE NEFS
 YARATILIŞ VE EVRİM
 ŞİRK VE TRAGEDYA
 ÖLÜMSÜZ KULLAR
 BÜYÜK PATLAYIŞ veya BİG BANG
 UZAY VE UZAYLILAR
 FATİHA SÛRESİ Tefsiri
 CUMU'A NAMAZI, tatil
 âidiyet ve din
 KUR'AN HAKKINDA GENEL BİLGİLER
 Rahmet ve Tasavvufî Bilgi
 HACC VE İSLAMÎ MEDYA
 ÇAĞ AÇAN İNSANLARIN YAŞAMI
 ZİNA VE GENELEV GERÇEĞİ
 Kitaplarımız
 Sık Sorulan Sorular
 Resim Galerisi

E-Posta
info@2001yayinlari.com
salihparlak@2001yayinlari.com


DUYURULAR

2. baskı Kur'an-ı Kerim Meal-Tefsiri'miz çıktı
1. Baskı Meal-Tefsirimizdeki bazı yeni ve yabancı kavramlar biraz fazla eleştirilmişti.

Meal-Tefsirimizin 2. Baskısında, özellikle bu alışılmamış kavramlar meal metninden çıkarılmıştır. Dipnot bölümünde değerlendirilmişlerdir.

Bazı ayet-i kerimelerin 1. baskıdaki tercümesi biraz karışık gözükmekteydi. farkedilen bu karışık anlamlar, 2. baskıda yeniden düzenlenmiştir.

1. baskıda uzun ve anlamsızlaşan cümleler farkedilmiş, yeniden değerlendirilmiş, parçalanarak akıcılık sağlanmıştır.

1. baskıda meallerdeki açıklayıcı ve anlamsız uzatmalara neden olan bazı sözcükler, 2. baskıda çıkartılarak meale daha kolay anlaşılırlık ve sadelik sağlanmıştır.


* * *

BİLGİ TOPLUMUNUN CUM'A TATİL KÜLTÜRÜ

Artık

BİLGİ TOPLUMUNUN CUM'A TATİL KÜLTÜRÜ

adlı kitabımız yayınlanmıştır.

Biz, bir toplum içinde yaşarız; öyleyse sosyal yaratığız ve sosyalleşmek zorundayız.

Biz, "Ümmet-i Muhammed" olmakla övünürüz; ama ümmet olabilmek ve toplum içinde sosyal bir organ olabilmek için bazı temel özellikleri yaşatmamız ve taşımamız gerektiğini unutmuşuz.

Resûlüllah'ın AS ümmetiyiz. Bu doğru! Amma Resûlüllah AS da beşer olarak fânîdir ve göçmüştür.

Her çağda o çağın insanı bir "Yaşayan Resûl" ve "Yaşayan İmam" aramalı ve bulmalıdır. O İmam'a kılavuzlanmak ve bir onunla âidiyet içinde olmak farz-ı ayndır.

Yaşayan İmam olmadan, ümmet olunmaz ki!

Resûlüllah SAV de beşerdir ve beşer olarak fânîdir ve dünyadan göçmüştür. Ümmetine "Kitap" ve "Sünnet"ini emanet etmiştir.

Her çağda, bu emâneti taşıyan, kılavuzluğunu yapan ve kendini Asr-ı Saâdet döneminde yaşatan "Büyük Adamlar" zincirinden bir zâtı seçmek ve ona tabi olmak ve o zâtı örnek almak ümmet olmanın ön koşuludur ve farzıdır.

Öyle bir zatı örnek almadan ve ona tabi olmadan ümmet olmak mümkün değildir.

İşte bu sosyalleşmeye, "cemâatleşme" denmektedir.

Bir cemâatin üyesi olmadan ümmet olmak nasıl düşünülebilir?
Allah CC, sosyalleşmemiz için üç büyük tatil anlayışını ve dinî ritüelini bizlere farz kılmıştır. a) Birincisi Cum'a Günü tatilidir. b) İkincisi mevsimlerin içine yayılmış "Haram Aylar"dır. c) Üçüncüsü de yıllık tatil olan "Hacc" mevsimidir.

İşte bu kitapta bu üç tatil gerçeğinin araştırılmasını bulacaksınız.

* * *

Nasıl Bir Kader Anlayışı
"BİLGİ TOPLUMUNUN KADER ANLAYIŞI"

adlı kitabımız yayınlanmıştır.

Bu kitapta, kader anlayışımıza yeni bir bakışla: "hayır-şerr Allahtandır" temel tanımlanması noktasından girilmiştir.

Kader anlayışı, sadece Müslümanlara özgü değildir. Her dinde ve her felsefî akımda, her millette, her dinde kader tartışması vardır.

Bizim kadere getirdiğimiz yenilik, konuyu güncelleştirmektir.

Kader gerçeğinin, modern devlet felsefesine eş değer bir konu olduğunu aşılamaktır.

Kader konusunu beyinlere, özellikle genç beyinlere öyle nakşedeceğiz ki Müslüman gençler veya İslamî düşünceyi sorgulayan gençler, anayasal siyasî devlet politikasını iyi-kötü değerler sistemi açısından irdelesin.

Kur'an mesajındaki iyi-kötü değer yargı düzenini öğrensin.

Devlet-Sivil Toplum Örgütlenmesi açısından İslam'ın da nasıl sivilleşeceğini, nasıl siyasallaşabileceğini, tartışılır duruma getirilebileceğini yalnız bu kitapta görmüş olsun.

Bu kitapta Kur'anın vitrini olan Fâtiha Sûresinde kaderin nasıl işlendiğini, hayır-şerr yargı düzeninin hidayet-dalâlet ikilisi biçiminde nasıl özetlendiğini bulacaksınız.

Bu kitapta; iyi sosyal düzeni de, kötü sosyal düzeni de kuran siyasî iradenin karizmatik halk kahramanını "Kurtuluş Savaşı"na taşıması için siyasî Müslüman'ın oylarıyla desteklemesi gerektiğini bulacaksınız.

Bu kitapta, ancak o siyasî tercih ile kaderde saîd veya şakî olduğu planlamasının dünya yaşamında kaza edileceğini bulacaksınız.

Evet bu kitapta, siyasî İslam'ın da kader olayıyla nasıl yakından ilgili olduğunu da, evet; bu kitabın ilerleyen sayfalarında görecek ve ilgiyle okuyacaksınız.

Kur'an-ı Kerimde bu bilgiler de var mıydı? diyeceksiniz ve hayranlığınızı gidereceksiniz.

Yine bu kitapta; Hz Ali-Muaviye çekişmelerinde, siyasî iradeyi, hayır-şerr sosyal düzeni için "Kurtuluş Savaşı" verme konusunda nasıl kullandıklarını bulacaksınız.

Bu kitapta, karşıt iki, iyi-kötü karizmatik halk kahramanı savaşında kader planlamasının nasıl kazaya dönüştüğünü göreceksiniz.

Yine bu kitapta, Şîa'nın "Oniki İmam Hareketi"nin kader konusunda ne anlam belirttiğini göreceksiniz. Hz Musa'nın, Hz Îsâ'nın ve Hz Muhammed'in "kendini ifade etme özgürlüğü" ve özel yetisi konusundaki karizmalarını da yeni bir anlayışta okuyacaksınız.

Yine bu kitapta, kaderi tartışmanın hangi yönden veya yönlerden yasaklandığını da göreceksiniz. Eğer kaderi tartışmak; kayıtsız şartsız yasak olsaydı, bugün her önüne gelenin kader konusunda neden kitap yazmakta olduklarının cevabını bulamayacaktınız.

Eski mezheplerin kaderi kendi siyasî yapılanmaları kapsamında ele aldıklarını, bugünkü siyasî yapılanmaya o eski mezhep görüşlerinin tam ışık tutmadığını, aynı görüşler hiç değiştirilmeden alındığında, zor anlaşılır veya hiç anlaşılmaz bir kader anlayışıyla karşı karşıya kalacağımızı ve bugünkü siyasî yapılanmalar ışığında yeniden gözden geçirmelerin gerekeceğini ve kadere iyi bir sosyal bilimci, iyi bir siyaset bilimcisi olmadan cevap verilemeyeceğini de bu kitapta anlayacaksınız. Saygılarımla.

"Bilgi Toplumunun Kader Anlayışı" adlı kitabımız yayınlanmıştır. Bu kitapta, kader anlayışımıza yeni bir bakışla: "hayır-şerr Allahtandır" temel tanımlanması noktasından girilmiştir. Kader anlayışı, sadece Müslümanlara özgü değildir. Her dinde ve her felsefî akımda, her millette, her dinde kade vardır. Bizim kadere getirdiğimiz yenilik, konuyu güncelleştirmektir. Modern devlet felsefesine eş değer bir konu olduğunu aşılamaktır. Kader konusunu beyinlere, özellikler genç beyinlere öyle nalşedeğiz ki Müslüman gençler veya İslamî düşünceyi sorgulayan gençler, anayasal siyasî devlet politikasını iyi-kötü değerler sistemi açısından irdelesin. Kur'an mesajındaki iyi-kötü değer yargı düzenini öğrensin. Devlet-Sivil Toplum Örgütlenmesi açısından İslam'ın da nasıl sivilleşeceğini, nasıl siyasallaşabileceğini, tartışılır duruma getirilebileceğini yalnız bu kitapta göreceksiniz.

Bu kitapta Kur'anın vitrini olan Fâtiha Sûresinde kaderin nasıl işlendiğini, siyasî İslam'ın da kader olayıyla nasıl yakından ilgili olduğunu da bu kitabın ilerleyen sayfalarında görecek ve ilgiyle okuyacaksınız. Kur'an-ı Kerimde bu bilgiler de var mıydı? diyeceksiniz ve hayranlığınızı gidereceksiniz.

Yine bu kitapta, kaderi tartışmanın hangi yönden veya yönlerden yasaklandığını da göreceksiniz. Eğer kaderi tartışmak; kayıtsız şartsız yasak olsaydı, bugün her önüne gelenin kader konusunda neden kitap yazmakta olduklarının cevabını bulamayacaktınız.

Eski mezheplerin kaderi kendi siyasî yapılanmaları kapsamında ele aldıklarını, bugünkü siyasî yapılanmaya o eski mezhep görüşlerinin tam ışık tutmadığını, aynı görüşler hiç değiştirilmeden alındığında, zor anlaşılır veya hiç anlaşılmaz bir kader anlayışıyla karşı karşıya kalacağımızı ve bugünkü siyasî yapılanmalar ışığında yeniden gözden geçirmelerin gerekeceğini ve kadere iyi bir sosyal bilimci, iyi bir siyaset bilimcisi olmadan cevap verilemeyeceğini de bu kitapta anlayacaksınız. Saygılarımla.

* * *


ZİYARET TRAFİĞİ
 Aktif Ziyaretçi 2
 Bugünkü Ziyaret 39
 Toplam Ziyaret 1092016

  Geri Dön

HAKKIMIZDA BİLİM KURGUCU BİR TANITIM YAZISI
Bir bilim kurgucu Dost'un dilinden...
Ben kendimi tanıtamıyorum. Beceremiyorum da... Gogool'da benim adımla bir tarama yaptım. Aşağıdaki eleştiri-kritiğimi gördüm. Hoşuma gitti; paylaşmak istedim.

Bu metin, friend feed adlı sitedeki “Bir Garip Vampir” rumuzlu kişinin hakkımızdaki çok ciddi ve örnek eleştiri-kritiğini okunmanızı istedim. SELAM VE SEVGİLER. Salih Parlak

 

Bir Garip Vampir

Okumanın teolojik tarihinden: "Salih Parlak - Bilgi Toplumuna Doğru Kur'ân-ı Kerim Meal-Tefsiri" ya da Atılgan'ın güvertesinde meal yazmak.

B. G. Vampir- Râvinin rivâyet buyurduğudur ki, memleket sathında aşağı yukarı iki yüz ayrı Kur’an meali bulunmaktadır hâli hazırda. Dolayısıyla hemen her mezhebe/meşrebe uygun bir meal bulmak mümkündür demek imkân dâhilinde gözüküyor.

Fakat özellikle bilim-kurgu meraklıları için şöyle esâslı bir çalışma 2001 yılına kadar elimize ulaşmamıştı ne yazık ki.
Gerçi bilimsel tefsir denilebilecek çalışmalar en azından Fahreddin Râzî’den bu yana tefsir geleneğinin ayrılmaz bir parçası olmuştur.
Daha yakın dönemli ve popüler bir örnek istenirse Bediüzzaman’ın tefsir sayılabilecek metinlerindeki çok sayıda ilginç bilimsel/işârî yorum dikkate alınabilir. Üstâd ilm-i ilâhiyyenin yardımıyla olsa gerek, elektrikten telefona ve hattâ santrifüj âletine kadar pek çok teknolojik imkânı Kur’an’ın mu’ciz keyfiyetine delalet edercesine âyetlerden kazıyıp çıkartabilmiştir.
 Tabiatıyla bilimsel tefsir eğilimi her zaman bu örnekte olduğu şekilde tezahür etmiyor; neticede biz bu eğilime diyelim Elmalılı’da da yoğun bir şekilde rastlıyoruz, ama onun meseleyi ele alışı çok daha az albenili ve ihtiyatlı ya da Ehl-i Kur’an ekolünün fikir babası Seyyid Ahmed Han’ın pozitivist/rasyonalist okumalarını da hatırlayabiliriz bu bağlamda.
Öte yandan Bediüzzaman örneğinde olduğu üzere, Kur’an’ın i’cazına işaret ettiği varsayılan bu neviden yorumlara halk arasında öteden beri belli bir ilgi ve merak beslendiği açık ve bu durumun apolojik bir bağlamı olduğu da ortada.
Bu meyanda şehir efsaneleri de eksik olmamıştır hayatımızdan. Öyle ki, -toprağı bol olsun- Kaptan Cousteau’nun Rahman sûresinin 19. âyetinin sırrına vâkıf olunca iman ettiğine dair rivâyetlerin kulaktan kulağa yayılmasının önünü almak mümkün olamıyor hâlâ.- Bir Garip Vampir

Bir Garip Vampir - Gelgelim yukarıda adı geçen metin/şahısların ve adı geçmeyen diğerlerinin hiçbirinin “bilimsel derinlik” bakımından Salih Parlak hocanın meal-tefsirinin yanına bile yaklaşamayacağını gönül rahatlığıyla teslim edebiliriz, zîrâ burada artık mevzu bahis olan dünyevî standartlar değil.

Belli ki Hoca’nın derinliği bu âfâka sığmıyor ve böylece ardı sıra uzay çağının meal-tefsirine doğru geçiş yapıyoruz.
“Descartes ve Bacon’un uğradıkları saldırılar karşısındaki savaşımlarını kılavuz edinmiş” ve bu konteks içinde din, bilim ve felsefeyi aynı potada eritebilecek iddialı bir “Birleşik Alan Kuramı” inşa etme gayreti içindeki Parlak’ın kaynaklarına baktığımız zaman görüyoruz ki, klasiklere vukûfiyetinin ötesinde, Bilim ve Teknik dergisi başta olmak üzere iyi bir TÜBİTAK okuru.
Fakat öyle pozitivist ve dar görüşlü bir okur olduğu sanılmasın; aksine aynı anda hem Carl Sagan’dan hem de E. V. Daniken’den dem vurabilecek kadar da açık ve esnek bir kavrayışa sahip bir ilim adamıyla karşı karşıyayız.
Bunun neticesi olarak da, bu meal-tefsir çalışmasında nötrino, hadron, kuasar gibi fizik kavramlarla Atlantis ve Mu isimlerini yan yana görmek mümkün olabiliyor.
Bu meyanda Hoca’nın gerçekten şâyân-ı hayret tamlamalar kurduğuna şâhit oluyoruz sık sık;
örneğin Yûnus peygamberin uzaylı bir Alp eren olduğunu iddia ediyor, bu da yetmiyor “ölümsüz düşünen zekâ, ricâl’ül-Gayp” olduğunu da belgeliyor.-
 

more...- Bir Garip Vampir -Sözü çok uzatmadan, Parlak’ın meal-tefsir örneklerinden seçilmiş küçük bir derleme, neyle karşı karşıya olduğumuzu yeterince izah edecektir sanırım:

 “Gaz püskürtüp tepkili itiş prensibiyle çalışan roket-motorlara… *
Yanma odasındaki basınçla tepkime gösterip ateşleyenlere *
Yıldız ışıyormuşçasına saldıran o ışın silahlarına andolsun.” (Âdiyât; 1-3)
- “Onları pişmiş çamur eriyiği ışın yayıcı laser nötron vb taşlarla bombalarken” (Fil 105/4)
– “ilahî tragedyadaki yerini al haykır ve yarlığanma dile” (Nasr; 3)
– “De ki: “Karanlıktan/atom çekirdeğinden pırtlayan gizli güçlerin Rabbine sığınırım…” (Felâk; 1)
– “Biz kuasarötesi meleklerle senin yüreğini ışınlamadık mı?” (İnşirâh; 1)
– “erkek-dişi eşeyleşme kozmogonisini vareden güce andolsun ki:” (Leyl; 3)
– “Hayır öyle yapmayın! Dünya birinci surla harman harman Nötron yıldızı edildiğinde” (Fecr; 21)
– “Telekültlü pınarlar orada *
Yüksek zevatın oturduğu koltuklar orada… *
telekültlü sürahiler” (Ğaşiyeh; 12)
– “Gökyüzünü ve galaksileri içine çeken lanetli uçurum Erke’ye
* Mesih-Deccal mücadelesine andolsun…
* Tarık’ı nereden bileceksin?
* Kuasarların galaksiyi delip enerjisini yutan yıldızı…” (Târık; 1-4)
– “Galaksi çekirdeği Güneş büzüşüp
* süpernova yıldızlar karmaşa olduğunda…
* aysberg dağları kutuplarda söküldüğünde
* döl yatakları işlemez olduğunda
* doğayı yutan kozmik vahşiler hortlatıldığında” (Tekvir; 1-5)
– “Hiç öyle değil, sinsi galaksi kapanı kara deliğe…
* kuasar yataklarında akıp giden ak deliğe…
* her şeyi yatırıp kaldırdığında karanlık nötrinoya… * can soluduğunda; elektrona andolsun ki…” (Tekvir; 15-18)
– “Girdi ve güneşin morötesi batma yeri Atlantis’e vardığında onu fıkır fıkır kaynayan bir pınarın suyuna karışırken buldu ve bir kavimle karşılaştı…” (Kehf; 86)
- “Ta ki güneşin kızılötesi doğuş yeri Mu’ya vardığında onu önünde bir katman atmosfer düzenlemediğimiz bir kavim üzerine doğarken buldu” (Kehf; 90)
– “Demek ki, o holdingleşen sermaye ve el üstü gençlik dünya hayatının süsüdürler.” (Kehf; 46)...
 

Bir Garip Vampir -Ayetler bu minval üzere devam ediyor. Çoğunun altında epeyce yüklü ve çok daha ilginç ve "doyurucu" dipnotlar var,

ama onlara hiç değinmiyorum bile çünkü bu kadar “bilimsel” mâlumât ortalama okura çok ağır gelecektir.
Hülâsa münhasıran benim gibi bilim-kurgu/fantazya hayranlarının takip etmesi gereken meal örneği hiç şüphesiz bu olmalı!
Fakat gelin görün ki, bunca irfanına rağmen, ne kamuoyunda ne de ilâhiyat çevrelerinde kıymeti bilinememiş bir eser var karşımızda.
Kendi adıma bu güzide çalışmayı ayakta selamlıyor, Salih Parlak hocayı emek ve gayretleri için tebrik ediyor ve çağını aşkın şahsiyeti pek anlaşılamadığı için de teessüflerimi bildiriyorum.-  

ufuk kocolu -örneklerdeki türkçe de kötü çeviri gibi. türkçenin sınırları üstada dar gelmiş herhalde.-

Bir Garip Vampir -Ta kendisi.-

 :€yfiti -"Küçüklüğümden beri aktif sosyal etkinliklerim olmadı. Tek hobim okumaktı. İlk okunmasını sağladığım da o zamanki poşet yerine kullanılan gazete kağıtlarıydı. Yalnızlık içinde yol kenarlarında dolanırdım. Tek arkadaşım yol kenarlarında rastlayabildiğim ambalaj için hazırlanmış kağıt torbalardı.

Patika köy yolları kenarlarına bırakılmış kağıt torbalarını hemen söküp gazete biçimine getirmek ve özellikle köşe başı yazılarını okumak biricik hobim idi." Yol kenarında uçuşan gazeteleri kendisine yoldaş bilen adam.- ufuk kocolu

Pırtlayan? O.O-

miryamond(aslında meyrem)iPhone -nerden ediniyoduk meali? supermis.
gevher - hizmetinden cok afedersiniz ya, ama ozellikle su kisim ile (De ki: “Karanlıktan/atom çekirdeğinden pırtlayan gizli güçlerin Rabbine sığınırım…” (Felâk; 1)) ben de bir seylere siginma ihtiyaci hissettim, tek kelimem olmaz da, adam @meyrem -trollemis sanki kurani.-

Trollük denilebilir belki, ama adam çok emek vermiş. mealin baskısı kalmamış anlaşılan, ama nadirkitap'ta bir âdet gözüküyor.- Bir Garip Vampir

#islambilim- fanon feraye

pırtlayan gizligüç stayla- mc oç

#allahımsanageliyorum nolmuş burada. tepkili itiş sebebiyle çalışan roket motorlara and olsun?- mc oç

mc oç -tam kütüphanelik bir çalışma. ibretlik. kendimi alamadım. tragedya kurmanızın bir yetkesi yok. allah tepenizden baksın diye de devamı gelir aslen. ama orada acımış artık.-

Salih Parlak der ki;

-Kitabın kurgulayıcısı, yazarı, dizgicisi, baskıya vereni ve dağıtımıyla ilgileneni... Üsküdar'daa haftalık bir akşam 15 civarında öğrencilerim; şimdilerde iş sahibi öğrencileirmle ders yaparız. Yayınevim, kendi binamın altında "2001 Yayınları" olarak faaliyettedir. Sizler birinci baskısından alıntı yapmışsınız. Teşekkürler ederim. Şimdi ikinci baskısı var. Daha gelişmiş ve yaklaşık olarak % 25'i değişmiş ve geliştirilmiş. Ben tanışmak isterim. Ben her samimi okurla dost olmak isterim. Kitabımın mevcudu var. Çekmeköy'de kendi yayınevimde... Ayrıca Çağaloğlu, Mehmet VaRIŞ Kitabevi yayınları satış merkezinde mevcuttur. Selamlar Saygılar...-
 
Bir Garip Vampir -İlginiz için çok teşekkürler hocam. Biraz yazdığımız zeminin gevşekliğinden de kaynaklanan bu zarafetten uzak ve pervasız dilimizden dolayı kusurumuza bakmamışsınızdır umarım. Ne yazık ki, çalışmanızın ikinci bir baskısı olduğunu ancak bu yazıdan sonra fark ettim, fakat o metne henüz vâkıf olmadığım için bir kayıt düşme imkânım da olamadı. Umarım yakında söz konusu baskıya bakma imkânım olacaktır. İlginize tekrar teşekkür ediyorum, saygılar.- 
Salih Parlak -eğer maddi mekanlar yakınsa her şey mümkün... Biz sözlere değil, niyetlere bakarız. Selam ve saygılar.-  (düzenle | sil)Salih Parlak (düzenle | sil)

 



 
SİPARİŞ VER

Kitaplarımızdan temin etmek isterseniz tıklayınız


ANKET
Lütfen
anketimizi oylayınız.


Hergün beş vakit namazımızı camide, bir imamın eşliğinde kılmaktayız. Acaba cami nedir ve imam kimdir?
Cami namaz kılma yeri ve İmam memurdur
Cami, imamın evi ve İmam sadece namazı kıldırandır
Cami, sivil toplum kurumu ve İmam STK önderidir.
Cami, bahçesiyle eğitim yuvası, İmam eğitimcidir.

ÇOK OKUNAN 5 YAZI
Yazı Hit
2001 YAYINLARI VE SALİH PARLAK 8978
SEBE' IRKI VE GEZEGENLERDEN SÜRGÜN 6135
FATİHA SURESİ 5817
KUR'AN HAKKINDA GENEL BİLGİLER 4919
BİR AKADEMİK MEAL - TEFSİR 3926

ZİYARETÇİ DEFTERİ
Deftere Yaz Defteri Oku
86 mesaj var.